Ana Sayfa
    Biyografi
    Resimler
    Videolar
    Basından
    İletişim

 

 

 

 

 

 

 



 


Nuri'nin gurbetteki ailesini merak etmediniz mi?

 

Milli maçtan sonra bizim bazı abartmacı meslektaşlarımız öylesine coştular ki, övgü ile karışık yağ yarışına girdiler! Geniş kitlelerin hoşuna gitmek için! Maçın, 85. dakikasında Fatih Terim, genç Nuri Şahin'i oyuna sürüp, o da şansını iyi kullanarak golü atınca, bizler de gururlandık, sevindik ama gazete manşetleri en iri harflerle, en görkemli kelimelerle doldu taştı! TV'ler seyircilerini büsbütün heyecan dalgalarının içine attı.
Üstüne üstlük bir de, 17 yaşında ilk kez milli olan Türk futbolcu diyerek ilan etmezler mi? Benim hatırladığım ilk isim, Galatasaray'ın ünlü Gündüz Kılıç'ı var. Floransalıları yıllarca büyüleyen Can Bartu var. Genç gazeteciler nereden bilsin diyeceksiniz? Gazeteci olacakların, işe başlarken mutlaka eski defterleri karıştırmaları, okumaları, öğrenmeleri işte bunun için gerekli!

Kimdir Nuri Şahin?
Her neyse bu kendi iç sorunumuz. 17 yaşındaki Nuri Şahin aydınlık yüzlü, sempatik bir genç. O çok zor pozisyonda ayağını bükerek golünü attıktan sonra ne içten ne coşkulu koştu Fatih'in yanına, nasıl sıcak kucaklaştılar...
Çevresinde toplanan takım arkadaşları ve diğer hocalarının sevgi ve takdir dolu bakışları arasında "Ben artık varım" diyordu Nuri.
Yüzlerce gazete ve TV spor muhabiri var. Nuri'nin annesi ve babası da Almanya'dan gelmişler. Maçtan sonra otellerine kapanacaklar.
Peki sevgili meslektaşlar. Şeften işaret almaya gerek yok, niye hiçbirinizin aklına gelmedi Şahin ailesini konuşturmak? Ama kapı arkasında elde mikrofon üç beş klasik kelime sorarak değil! Rahat bir yerde oturup konuşturarak!
Nuri Almanya'da hangi okula gidiyor? Niyeti nasıl bir meslek? Almanya'da nerede, nasıl oynuyor? Aile niçin ve ne zaman Almanya'ya göç etmiş? Orada babaları ne iş yapıyor? Yaşamları nasıl? Orada mutlular mı? Belli ki güçlü bir baba var başlarında.
Nuri Almanya'da doğmuş, Galatasaray'ı tutuyor. Türkçesi pürüzsüz, Almanya'da doğmuş ama evinde anlaşılan Türkçe üzerinde itina ediyorlar. Şivesi bozulanlar, anadilini unuttuğunu söyleyenler, hatta kimliklerini kaybedenler bile yok mu?
Edebiyatçıların Nobel adayı olabilmek için ülkelerinin yönetimini eleştirmeleri, karşı çıkmaları lehlerine de avantaj sayılıyormuş.
Bu nedenle bazı aday adaylarımız kısa sürede hazırlanıp nasıl da tarihi geçmiş defterleri karıştırıp ülkelerini yerecek konuyu buldular... Hayret ki hayret! Sakın yakın bir zamanda; Viyana'yı 400 yıl önce talan etmiştiniz diye Avusturya'nın güzel Dışişleri Bakanı Frau Ursula Plassnik bize fatura göndermesin? Olur mu olur!

'Ben Türk'üm'
Stadyum kapısında mikrofona konuşan Nuri'nin verdiği cevap gurur verici.
- Ben Türk'üm diyor. Almanya'da doğdum. Eğer Alman pasaportu alsaydım, milli takıma (genç) çağıracaklardı. Ama ben Türklüğümü hiçbir şeye değişmem...
Aslında bir vatandaşımızın hayatını kazandığı bir başka ülkenin pasaportunu taşıması şu yeni dünyada olağan. Fakat gurbette yaşayan genç Nuri demek öyle yetiştirilmiş. "Ben Türk'üm" diyor. Sayfa sayfa manşet yerine siz bu ailenin yaşamını merak etmez misiniz?
Ne övgüde ne yergide kantarın topuzunu n'olur kaçırmayalım! İki hafta kötü oynayınca koskoca yıldızları yuhalayıp yerin dibine sokmayalım. Teknik direktörün takımı kaybedince imparator dediğimiz hocaları tahtından hemen alaşağı etmeyelim.
Nuri Şahin inşallah büyük bir futbolcu olur, para ve şöhret kazanır. Ama tevazu içinde kalırsa, övgülerle sarhoş olmazsa...
Can Bartu'nun dediği gibi, "Aman Nuri'yi kaybetmeyelim."


Yılmaz ÇETİNER





 

 


 
 


Ana Sayfa -
Biyografi - Resimler - Videolar - Basından - İletişim